CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Ağrı’da yaptığı açıklamada, “Barışın kalıcı hâle gelebilmesi için gerekli demokratik ve hukuki düzenlemeler zaman geçirilmeden yapılmalıdır. Barış yalnızca silahların susması değildir. Barış; demokrasinin güçlenmesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıdır. TBMM tarihsel sorumluluğunu yerine getirmelidir” dedi.
(AĞRI)- CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Ağrı’da yaptığı açıklamada, “Barışın kalıcı hâle gelebilmesi için gerekli demokratik ve hukuki düzenlemeler zaman geçirilmeden yapılmalıdır. Barış yalnızca silahların susması değildir. Barış; demokrasinin güçlenmesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıdır. TBMM tarihsel sorumluluğunu yerine getirmelidir” dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, CHP Parti Okulu İl Yöneticileri Eğitimleri kapsamında Ağrı’ya geldi. Programı kapsamında Ağrı Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret eden Kaya, yönetici eğitimi öncesinde basın açıklaması yaptı.
Eğitimi, eski Devlet Bakanı Cemil Erhan ile eski milletvekili Orhan Doğan’ın anısına gerçekleştirdiklerini belirten Kaya, “Cemil Erhan’ın Ağrı’ya verdiği emeği, Orhan Doğan’ın barış ve demokrasi mücadelesini unutmayacağız. Her ikisini de saygıyla anıyorum” dedi.
“MEVSİMLİK İŞÇİLİK AĞRILILARIN KADERİ DEĞİLDİR”
Ağrı’nın nüfus kaybına dikkati çeken Kaya, şunları söyledi:
“TÜİK verilerine göre Ağrı’nın nüfusu 2024 yılında 499 bin 801 iken, 2025 yılında 491 bin 489’a geriledi. Ağrı yalnızca bir yılda 8 bin 312 kişi nüfus kaybetti. 2015 yılında 547 bin 210 olan nüfus, on yılda 55 bin 721 kişi azaldı. Bu rakamlar yalnızca istatistik değildir. Ekonomik ve toplumsal sorunların da göstergesidir.
Buradan iktidara soruyorum: Ağrı’nın insanı neden doğduğu topraklarda doyamıyor? Neden gençlerimiz iş bulmak için başka kentlere gidiyor? Neden anneler, babalar, çocuklarını da yanlarına alıp fındık toplamaya gidiyor? Çocukların yeri fındık ve çay bahçeleri değil, okullardır. Çocukların elinde fındık çuvalı ve çay sepeti değil, kitap olmalıdır. Mevsimlik işçilik Ağrılıların kaderi değildir.”
Ağrı’da tekstil fabrikalarının kapandığını ve üretimin azaldığını ifade eden Kaya, “Bir fabrikanın kapısına kilit vurulduğunda yalnızca makineler durmaz. Kadınların ekonomik bağımsızlığı, işçinin ekmeği, gençlerin geleceğe ilişkin umudu da yara alır” dedi. Kaya, CHP olarak üretimi ve istihdamı artıracaklarını, organize sanayi bölgelerini güçlendireceklerini ve tekstil başta olmak üzere emek yoğun sektörlerde güvenceli istihdamı destekleyeceklerini belirtti.
“ÇİFTÇİ ÜRETTİKÇE KAZANMAK YERİNE, ÜRETTİKÇE BORÇLANIYOR”
Tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticilerin yüksek yem, mazot, gübre ve veterinerlik giderleriyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Kaya, şöyle devam etti:
“Bugün Ağrı’da çiftçi ürettikçe kazanmak yerine, ürettikçe borçlanıyor. Şeker pancarı üreticisine bakın. Aylarca emek veriyor, tarlasını ekiyor, suluyor, gübresini atıyor, pancarını söküyor. Fabrikaya teslim ediyor. Ama açıklanan alım fiyatının maliyetlerini karşılamadığını, zarar ettiklerini haykırmalarına rağmen seslerini iktidara duyuramıyorlar. Pancar üreticisi fiyatın artırılmasını istiyor, iktidar kulaklarını tıkıyor.
Üretici ne yapsın? Ürününü teslim etmiş, emeğini ortaya koymuş. Başka çaresi kalmadığı için kendisine dayatılan fiyatı kabul etmek zorunda bırakılıyor. Buradan soruyorum: Çiftçinin alın terinin karşılığını vermeyen bir tarım politikası kime hizmet ediyor?
Arpa ve buğday üreticisinin durumu da farklı değil. Çiftçi tarlasını ekiyor, biçiyor, hasadını yapıyor. Ancak ürününden elde ettiği gelir, üretim maliyetlerini karşılamaya yetmiyor. Öyle bir düzen kurulmuş ki çiftçi, biçerdöverin parasını bile tefeciden borç alarak ödemek zorunda kalıyor.”
Alım fiyatlarının üretim maliyetleri, enflasyon ve çiftçinin geçimini sağlayabileceği gelir dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, “Üretici daha tohumunu toprağa atmadan ne kazanacağını bilmeli, ürününü sattığında borç değil, kazanç elde etmelidir” dedi.
Hayvancılık alanında da mera ve yaylaların güvenli kullanımını sağlayacaklarını, yem ve girdi desteklerini artıracaklarını, kooperatifleri güçlendireceklerini belirten Kaya, “Süt ve et işleme tesisleriyle Ağrı’nın ürettiği değerin Ağrı’da kalmasını sağlayacağız. Ağrı’nın toprağı bereketli, insanı çalışkandır. Eksik olan üreticiyi destekleyen kamusal politikalardır” ifadelerini kullandı.
“ÖĞRETMENİNİ KENTTE TUTAMAYAN BİR SİSTEM, AĞRI’NIN GELECEĞİNİ NASIL KURACAK?”
Ağrı’da üniversitenin akademik kadrolarının güçlendirilmesi ve öğrencilerin barınma ile beslenme sorunlarının çözülmesi gerektiğini söyleyen Kaya, eğitim alanına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Öğretmenlerimiz Ağrı’ya atanıyor. Ancak çalışma ve yaşam koşulları nedeniyle birçoğu birkaç yıl sonra başka illere gitmek istiyor. Öğretmenini kentte tutamayan, öğrencisine eşit eğitim olanağı sağlayamayan bir sistem, Ağrı’nın geleceğini nasıl kuracak?
Biz öğretmenlerimiz için barınma desteğini, güvenli çalışma koşullarını ve bölgede uzun süre görev yapmayı teşvik eden düzenlemeleri savunuyoruz. Köy okullarını güçlendireceğiz. Üniversitelerin akademik kadrolarını ve öğrencilerin sosyal olanaklarını geliştireceğiz. Ağrı’da doğan bir çocukla Ankara’da, İstanbul’da doğan bir çocuk aynı eğitim hakkına sahiptir.”
“HER ÖĞRENCİYE EN AZ BİR ÖĞÜN ÜCRETSİZ, SAĞLIKLI OKUL YEMEĞİ SAĞLAYACAĞIZ”
Uyuşturucu, sanal kumar, akran zorbalığı, şiddet ve yoksulluğun çocukları tehdit ettiğini belirten Kaya, şunları kaydetti:
“Bir çocuğun okulda aç oturmasına seyirci kalan devlet, sosyal devlet olamaz. Bir tas sıcak çorbayı, bir kalıp sabunu, bir rulo tuvalet kâğıdını çocuklarından esirgeyen anlayış kabul edilemez.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin önerileri somuttur: Her öğrenciye en az bir öğün ücretsiz, sağlıklı okul yemeği sağlayacağız. Okulların temizlik ve hijyen ihtiyaçlarını kamu kaynaklarıyla karşılayacağız. Psikolojik danışman, psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarının görev aldığı okul destek sistemini kuracağız. Öğretmen açığını kadrolu ve güvenceli istihdamla gidereceğiz. Mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarının eğitimden kopmasını önleyeceğiz. Laik, bilimsel, kamusal, karma eğitimi ve anadilinde eğitim hakkını savunuyoruz. Çocuklarımızı yalnızca şiddetten değil, açlıktan, yoksulluktan ve geleceksizlikten de korumak zorundayız.”
“TBMM TARİHSEL SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRMELİDİR”
Ağrı’nın sorunlarının yalnızca ekonomik başlıklarla açıklanamayacağını ifade eden Kaya, TBMM’ye şu çağrıyı yaptı:
“Bu coğrafya yıllarca çatışmaların, güvenlik kaygılarının, yoksulluğun ve göçün ağır sonuçlarını yaşadı. Biz biliyoruz ki barış olmadan kalıcı refah, demokrasi olmadan toplumsal huzur olmaz.
Barış; çiftçinin tarlasına güvenle gitmesidir. Barış; çocuğun okuluna korkmadan gidebilmesidir. Barış; gencin doğduğu kentte geleceğini kurabilmesidir.
Buradan Türkiye Büyük Millet Meclisine açık çağrıda bulunuyorum: Barışın kalıcı hâle gelebilmesi için gerekli demokratik ve hukuki düzenlemeler zaman geçirilmeden yapılmalıdır. Barış yalnızca silahların susması değildir. Barış; demokrasinin güçlenmesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihsel sorumluluğunu yerine getirmelidir. Barış ertelenemez. Demokrasi bekletilemez. Adalet geciktirilemez.”
“AĞRI’NIN KADERİ GÖÇ DEĞİLDİR”
Parti Okulu eğitimleriyle halkın sorunlarına çözüm üreten kadrolar yetiştirmeyi hedeflediklerini belirten Kaya, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Cumhuriyet Halk Partisi yalnızca sorunları anlatan değil, o sorunları çözmek için iktidara hazırlanan partidir. Bizim hedefimiz Ağrı’nın gençlerini başka kentlere göndermek değil, kendi memleketlerinde gelecek kurmalarını sağlamaktır.
Kadınların üretime katıldığı, çiftçinin kazandığı, öğretmenin kalmak istediği, öğrencinin umutla okuduğu bir Ağrı mümkündür. Ağrı Dağı nasıl bu topraklarda dimdik duruyorsa, biz de halkın hakları için dimdik duracağız.
Ağrı’nın kaderi göç değildir. Ağrı’nın kaderi yoksulluk değildir. Ağrı’nın kaderi işsizlik değildir. Yoksulluğa karşı refahı, baskıya karşı demokrasiyi, çatışmaya karşı barışı, karanlığa karşı bilimi savunacağız. Ağrı’yı yalnız bırakmayacağız. Halkın iktidarını birlikte kuracağız.”
Antepmanset ile Gaziantep’in nabzını anbean takip edin. Gündemden siyasete, ekonomiden şehir yaşamına, kültür-sanattan yerel etkinliklere kadar Gaziantep’e dair en güncel gelişmeleri tek adreste keşfedin. Şehrin ritmini yakalayın, hiçbir detayı kaçırmayın.
Yorum Yap