Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde Pınar Apartmanı’nın yıkılması sonucu 41 kişinin hayatını kaybettiği davada savcı, 10 sanığın cezalandırılmasını ve koşulların oluşması halinde haklarında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” hükümlerinin uygulanmasını talep etti. Mahkeme, sanık avukatlarının mütalaaya karşı savunma hazırlaması için duruşmayı 25 Kasım’a erteledi.
Haber: Mehmet OFLAZ
(ANKARA) – Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde Pınar Apartmanı’nın yıkılması sonucu 41 kişinin hayatını kaybettiği davada savcı, 10 sanığın cezalandırılmasını ve koşulların oluşması halinde haklarında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” hükümlerinin uygulanmasını talep etti. Mahkeme, sanık avukatlarının mütalaaya karşı savunma hazırlaması için duruşmayı 25 Kasım’a erteledi.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Dulkadiroğlu ilçesi Sütçü İmam Mahallesi’nde bulunan Pınar Apartmanı’nın yıkılması sonucu, aralarında en küçüğü 1 yaşında bir bebeğin de bulunduğu 41 kişi yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralandı.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, binayı yapan kooperatifin yönetim kurulu başkanı Tevfik Tepebaşı, yönetim kurulu üyesi Çetin Kurt ve fenni mesuller Necati Kaptanoğlu ile Mehmet Akif Özgüler hakkında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan dava açtı.
Başsavcılık, daha sonra statik proje müellifi Osman Polat Yalçın ile Kahramanmaraş Belediyesi’nde söz konusu binanın inşa aşamasındaki kontrol, izin ve onay işlemlerinden sorumlu olan Veli Çiftaslan, Mehmet Ertürkmen, Mehmet Sezal, Hülya Çelik ve Metin Hurşitoğlu hakkında da aynı suçtan dava açtı.
Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 13’üncü celsede Cumhuriyet Savcısı, esasa ilişkin mütalaasını sundu. Mütalaada, soruşturma ve kovuşturma sürecinde alınan üç bilirkişi raporuna atıf yapılarak sanıkların sorumlulukları ayrı ayrı değerlendirildi.
SAVCI 10 SANIĞIN CEZALANDIRMASINI İSTEDİ
Savcı, mütalaasında dosya kapsamı, sanıkların görev ve sorumlulukları, yapının inşa ve ruhsatlandırma süreçlerine ilişkin belgeler ile üç üniversiteden alınan bilirkişi raporlarını birlikte değerlendirdi.
Yapının yıkılmasına neden olan malzeme, taşıyıcı sistem, yapım, uygulama ve denetim eksikliklerinin bulunduğunu belirten savcı, sanıkların dikkat ve özen yükümlülüklerini ihmal ettiklerini, bu ihmallerin yapının deprem karşısındaki dayanımını olumsuz etkilediğini ve eksikliklerle meydana gelen ölüm ve yaralanmalar arasında nedensellik bağı bulunduğunu kaydetti.
Savcı, 10 sanığın ayrı ayrı cezalandırılmasını, koşulların oluşması halinde haklarında “bilinçli taksir” hükümlerinin uygulanmasını ve tutuklu sanık Tevfik Tepebaşı’nın tutukluluk halinin hükümle birlikte devam etmesini talep etti.
25 KASIM’DA KARAR DURUŞMASI GÖRÜLECEK
Müşteki avukatlarından Aysun Kaplan, sanıkların cezalandırılmasını talep etti.
Sanık Tevfik Tepebaşı, mütalaayı kabul etmeyerek beraatini ve tahliyesini isterken; sanık Osman Polat Yalçın, üç bilirkişi raporundan yalnızca birinde “asli kusurlu” olduğuna ilişkin değerlendirme yapıldığını anımsatarak beraatini istedi. Sanık Çetin Kurt da beyanında, “Benim bir ilgim yoktur. Ben muhasebeciydim. Kusurum yoktur. Beraatimi talep ederim” dedi.
Sanık avukatları da aleyhteki hususları kabul etmeyerek esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmak için süre talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının savunma yapmak için süre talebini kabul ederek tutuklu sanığın tutukluluk halinin ve tutuksuz sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi. Duruşma, 25 Kasım’a ertelendi.
Antepmanset ile Gaziantep’in nabzını anbean takip edin. Gündemden siyasete, ekonomiden şehir yaşamına, kültür-sanattan yerel etkinliklere kadar Gaziantep’e dair en güncel gelişmeleri tek adreste keşfedin. Şehrin ritmini yakalayın, hiçbir detayı kaçırmayın.
Yorum Yap